banner8

BİR TURGUT ÖZAL VARDI BİR ZAMANLAR-ŞİMDİ ÇOK ARIYORUZ !

 

16 Nisan 2022 08:04
BİR TURGUT ÖZAL VARDI BİR ZAMANLAR-ŞİMDİ ÇOK ARIYORUZ !

“ Rahmetliyi vefatının sene-i devriyesinde rahmet ve hasretle anıyoruz. ”                                                                                                Mehmet Akyol

     Rahmetli ile anlaşmak ve onu anlamak çok kolaydı.

Devleti ve milleti için ölesiye çalışmayı en büyük ibadet sayardı.

Hizmet denilince o gelirdi akla.

* Hep hürriyet ve demokrasiden yana tavır koyar, okumanın, çalışmanın, üretmenin, hoşgörünün barış ve huzurun ön plana çıkması için mücadele verirdi.

                                   ***

          Turgut Özal çağımızın vicdanıydı. Alanındaki ilk öncelik insandı.

* Soylu fikirlerin, soylu inançların soylu temsilcisiydi.

* Bir derviş gönlüne, bir alperen ruhuna sahipti.

* Bir bilgeydi. İslam kültürünün engin değerlerini, milletimizin yönetim ve tolerans geleneğini, geleceğin projeksiyonları ile buluşturan bilge bir insandı o…

* Kararlı ve idealist bir insandı. Geldiği her makamı ayrıcalıklı kıldı.

* Hiçbir kuruma sığmadı, hiçbir kalıba uymadı.

* Türk toplumuna “çağ atlama “fikrini enjekte etti.

* Toplumumuzun önüne yeni bir siyaset ve hayat projesi koydu.

* İlericilik ve reformculuk gerçek anlamanı onda buldu.

* Kendisini kozasına hapseden toplumumuzun ufkunu açtı.

* Fatih ruhundan, Kuvay-i milliye ruhuna esen tarih cereyanı onun manevi iklimiydi.

* Türkiye’nin “Bir Dünya Devleti “ olmasını tarihin bir buyruğu olarak görürdü. - Bunun içindir ki Türk-İslam birliği felsefesini daima gönüllere nakşetme gayretindeydi.

* Yüreklerden Allah’a uzanan bir merdivende inandığını yaşamanın kararlılığı içinde mücadelesini sürdürüyor, her vesile ile “ Allah’ın ipine sımsıkı sarılın “ mesajını veriyordu.

* Daima zirvede kalmayı, dikta heveslilerine tokat vurmayı ve demokrasi düşmanlarının kafasına inmeye hazır bir tokmak gibiydi.

* “ İki bin yılı Türk asrı olacaktır “ derken büyük hedeflere imza atıyordu.

- Başında Türkiye’nin bulunduğu bir Türk-İslam alemi tahayyül ediyordu.

* Dindarlığı ve milliyetçilik yönü ağır basardı. Zaman zaman “ Türk Milletinden Muhammed Ümmetindenim “ diyecek kadar ileri gider, zihnindeki enstantaneleri açığa vuruverirdi.

* Devlet laik olur ama ‘ ben laik değilim çünkü kişi laik olmaz ‘diyerek bazı kafalara mesaj vermişti.

* Korkusuz ve cesaret erbabı bir insandı.

* O Cumhurbaşkanı olanca, “ acaba Cuma namazına gidecek mi ? “ diye tereddüte düşenlere fırsat vermeden cumhurbaşkanlığı makamına oturduğu hafta Cuma namazını kılmak için Kocatepe camisine gitmişti.

- Cami çıkışında mahşeri bir kalabalık vardı. Slogan atıyorlardı: “ Müslüman Türkiye’nin dindar Cumhurbaşkanı ! ”

* Bu düşünce yapısına sahip olmasının en önemli nedeni elbette anne ve babası rahmetlilerin yetiştirme tarzından geliyordu.

- Onlar üç oğullarının üçünü de bu düşünce yapısı içinde yetiştirmişler, çocuklarının adlarını Turgut, Korkut, Yusuf Bozkurt koymakla kalmamışlar, isimleri ile müsemma bir inanç kavramında yetişmelerini gerçekleştirmişlerdi.

                                               

    O günleri, Özallı günleri düşünün bir kez, bir de bu günleri!..

    Evet, gelişen, büyüyen ve bir dünya devleti istidadı gösteren Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o günlerini düşünün...

    O günlerde içte ve dışta barış, hoşgörü, huzur ve kardeşlik vardı. ( Şimdiki halini düşünüp düşünmeme konusunu sizlere bırakıyorum)

      * Rahmetli Özal, Sevecen, halkı ile barışık, sulhu ve kardeşliği daima ön planda tutan, hoşgörü abidesi bir zihniyete sahipti. (Böyle olmasa benim gibi kahrı çekilmez bir adamı yanında tutar mıydı ? )

     * Onun zamanında hak ve adalet vardı.

     * Korkusuz bir kitle vardı Türk milleti gibi.

     * O, Anadolu insanına büyük değer verirdi. Onlarla olan birlikteliği, en sevinçli anları olurdu. Çünkü ortak paydaları vardı.

- Çalışıp üretene o kadar sevgi ve saygı beslerdi ki, esnafı tüccar, tüccarı sanayici-işadamı yaptı.

* Müthiş planları vardı. Ben o plan ve programlarının hazırlanmasına ve anlatımına; zaman içinde hayata geçirilmesine katkı sağlamış, hatta fikirlerim ve korkusuzca çıkışlarıma karşı bana gösterdiği hoşgörü ve anlayışı karşısında mest olmuşumdur.                                  

                                                                ***

 * Seneler seneleri kovaladı Hakk’ın rahmetine kavuşalı…

    Hiç unutmuyorum cenaze namazı kılındıktan sonra taa kabrinin olduğu yere kadar yürüyerek gidenlerin hallerini-atılan sloganları.

* Bu gün, O’nun rahle-i tedrisatından geçmiş, o mutluluğu yaşamış, zaman zaman gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı gezilerine katılmış bir insan olarak daima dualarla yad ediyorum.

       O iyi bir Müslümandı ve inancından hiç taviz vermezdi. En azından -bu nedenle- Allah rahmetini eksik etmeyecek diye düşünüyorum.

     Cenab-ı Hakk vefatının yıl dönümünde kabrinden nuru eksik etmesin temenni ve duasında bulunuyorum.

         ONU ÇOK ARIYORUZ !...

     Mehmet AKYOL Tel: 0530 464 63 77 e-mail:[email protected]

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.